YÜCE Okulları çeyrek asırlık geçmişi, binlerce mezunu ve sektöre örnek olmuş birçok yenilikçi projesi ile anılan, mezunlarının çocuğuna yani ikinci kuşağa da hizmet veren Türkiye’deki az sayıdaki eğitim kurumlarından biridir. Yaşamı boyunca Türkiye’de eğitimin ve öğretimin gelişmesine öncülük yapmış örnek bir eğitimci olan Yücel Kalınyazgan tarafından kurulan “Aydınlığın Simgesi” YÜCE Okulları, Atatürkçü düşünceyi aktaran, ulus ve yurt sevgisini kazandıran, milli değerleri ve kendi kültürünü benimseten, uluslararası kültürlerle etkileşim içerisinde olan çok kültürlü bir eğitim-öğretim anlayışına sahiptir.

Öğrencilerinin duyduğu sevgi ve saygının sonucu Yücel Baba olarak seslendikleri kurucumuzun “Bir masa en az üç ayağıyla dengede durabilir. Bir çocuğun sağlıklı bir eğitim hizmeti vermesi ise üç tarafın yani öğretmen, okul idaresi ve velinin ortak davranması ile gerçekleşebilir.” sözü eğitimde iletişimin ve veli desteğinin önemini bize anlatmaktadır. Yıllardır ifade ettiğimiz “Eğitim Ailede başlar sevgiyle YÜCElir.” sloganımız YÜCE Okullarında öğrenci, veli, öğretmen, idareci ve mezunlardan oluşan büyük ailenin sevgi gibi güçlü bir bağ ile kenetlenmesinin önemini aktarmaktadır.

Gelişen teknoloji ve küreselleşmenin getirdiği hızlı değişim eğitim alanında da çok köklü değişikliklere yol açmaktadır. Günümüzdeki eğitim sistemi 19. yüzyıldan önce dünyada herhangi bir eğitim sistemi yokken sanayi devriminin ekonomik şartları içerisinde tasarlanmış ve kalıplaşmıştır. Sanayi modeli, mekanik olarak bireyleri kümeleyen ve etiketleyen bir eğitim sisteminden, organik olarak bireylerin ihtiyaçlarına cevap veren ve farklılığa değer veren bir eğitim sistemine doğru değişim tüm hızıyla yaşanmaktadır. Gelecek 10-20 yılda tüm dünyada eğitim, öğrenciye göre bireyselleşen, öğrencilerin istekleri doğrultusunda şekillenen, rehber öğretmen ve teknoloji desteği ile desteklenen ve izlenen organik bir yapıya dönüşecektir. Bu değişim öylesine kapsamlı ve yaygın yaşanacaktır ki evrim olarak değil de bir devrim olarak yaşanması öngörülmektedir. İşte tüm dünyanın içinde olduğu bu değişim sürecini başarıyla yönetmek için YÜCE Okulları olarak toplam kalite yönetimi çalışmalarımızı yeniden yapılandırdık. Bu anlamda oluşturduğumuz yeni vizyon-misyon bildirgelerimiz ve değerlerimiz geçmişimize sahip çıkarken geleceğimize de ışık tutmaktadır.

Öğrencilerimizin isteyerek ve severek öğrenmeleri vizyon tanımımızın temelini oluşturmaktadır. “Bir çocuğun sevmediği bir yemeği yemesi onun ve ebeveynleri için ne kadar zor ve yıpratıcı ise istemeden ve sevmeden öğrenmesi de bundan farklı değildir”. Bu nedenle eğitimciler, öncelikle öğrencilerin isteklerini uyandıracak ve ilgilerini çekecek yöntemler geliştirmeli ve öğrenmeyi sevdirmelidir. YÜCE Okullarının vizyonu öğrencilerinin başarılı olmaları yönündeki ilk adımın öğretmen ve yöneticiler tarafından, sevgi ve ilgi uyandırarak atmaları gerekliliğine işaret etmektedir. Bu adımdan sonra uygulanacak olan her akademik çalışma ve etkinlik çok daha etkili ve başarılı olacaktır.

Bugün anasınıfına başlayacak olan bir öğrencinin yüksek öğrenimden 2030 yılından sonra mezun olacağını düşünecek olursak bir önceki çağın ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulmuş mevcut eğitim sisteminin yetersizliği çok daha fazla dikkat çekecektir. Eğitim sistemini yenilemek adına son dönemlerde gündeme gelen test merkezli, öğrencilere sadece işlem yapmayı ve soru çözmeyi öngören ancak gerçek yaşamdan uzak ve kalıcı olmayan kazanımlar edindiren modeller bizlere fast food kavramını hatırlatmaktan öteye gitmemektedir. Sınav kavramı Türkiye’de yapılan merkezi yerleştirme sınavları ile özdeşleşmiş bulunmaktadır. Halbuki sınavlar öğrenciyi yakından tanımamızı sağlayan ve gelişimini izleyebilmemiz için bizlere ışık tutan sağlıklı bir ölçme-değerlendirme sisteminin anahtarıdır ve gereklidir. Eğitim-öğretim süreçleri ile ilgili doğru kararlar alabilmek için sağlıklı ve karşılaştırılabilir verilere sahip olmak gerekir. Bireyselliğin öne çıktığı eğitim çözümleri ancak öğrencinin akademik düzeyini doğru gözlemleyebildiğimiz bir ölçme-değerlendirme sonrasında uygulanabilir. YÜCE Okulları hem süreç hem de sonuç değerlendirme uygulamalarında standart tabanlı ve uluslararası geçerlilikte yöntemler izleyerek bu alanda da öncü bir kurum olma özelliğini korumaktadır.

Doğru bir öğretim sistemi öncelikli olarak gerçek yaşamla ilişki kurmalıdır. Yaratıcılığı teşvik eden, düşünme becerilerini geliştiren, bireysel faklılıkları destekleyen, karakter gelişimine önem veren ve geleceğin ihtiyaçlarını gözeten bir eğitim-öğretim sistemi ancak sağlıklı bir eğitim modeli olarak tanımlanabilir. Kurumumuz bu alanda söz sahibi uluslararası eğitim kurumları ile işbirliği içerisinde hareket ederek ve yenilikçi-başarılı eğitim modellerini eğitim-öğretim sistemimize uyarlayarak, öğrencilerimiz için en doğruyu yapmaya gayret ve özen göstermektedir. Bu alanda sürekli öğrenen ve öğrenmeyi kurum kültürü edinmiş bir anlayışı tüm çalışanlarımızla beraber benimsemekteyiz.

YÜCE Okulları kurulduğu günden bu güne etik değerlerden ödün vermeksizin, aynı anda uzun, orta ve kısa vadeli hedeflerini de başarma disiplinine sahip olmuştur. Bu yüzden de kalıcı birçok başarıya imza atmış ve Türk eğitim sistemine yön veren az sayıdaki eğitim kurumundan biri olmuş ve olmaya devam edecektir. YÜCE Okulları sahip olduğu misyon ile aynı düşünceye sahip öğrenci, veli, öğretmen, yönetici ve mezunu ile büyük bir Aileyi temsil etmektedir ve yeni katılımlar ile bu misyonu temsil etmeye devam edecektir.

Kağan Kalınyazgan
YÜCE Okulları
Kurucu Temsilcisi